Yandex Metrika

AH GEÇMİŞ

Akşamın huzuru çökmüşken üzerimize gelişigüzel bir şarkı açıyorum. Aklımda geçmişim, ecdadım, kültürüm... Unutulmuş kültürüme sızım sızım özlem sızarken arka plandan Sezen Aksu’nun İstanbul İstanbul olalı şarkısı çalıyor. İstanbulu duyanlar Fatih uyanacak sanıyorlar hayır,  ama değdi göğsümün ortasına Fatih’in İstanbul aşkı bilesiniz. Fatih uyuyor ama gözüme çarpan bir cümle ile Osmanlı uyanıyor. Dört nala Osmanlı’nın gelişini kalbimin atışından biliyorum. Boğazıma düğümleniyor bu yüzyıl, zorlasam bu çağın kötülüğünü kusacağım. Sezen aksu arkada çalarken başlıyorum yine;

Bir Fatih lazım bana bir inanç bir de ceddim

 Zulamda ise ay yıldızlı bayrağım…

 Devam ediyor Sezen Aksu;

 Ah İstanbul İstanbul olalı... Ben yine başlıyorum;

Ah Osmanlı; Osmanlı olalı hiç görmedi böyle acı,

 Geberiyorum aşkından kalmadı bende senden eser.

  Tepeden tırnağa gömülünce Osmanlıya, zihnimin kapısının çalmasıyla gömüldüm geçmişe. Bugün size Osmanlının kültürünü, yaşam şeklini anlatacağım. Kederlenmeyin, o günler gelmeyecek ama Türk Milleti gerçek özüne uyanacak elbet. Size Osmanlıyı getiremem ama ait olduğumuz yumuşak, sevecen, özgeci atalarınızı hatırlatabilirim.  O zamanlar çiçeklerin anlamları vardı. Penceresinde sarı çiçek  olan bir evde hasta olduğu anlaşılır ve önünden geçen satıcılar evdeki hasta rahatsız olmasın diye, yüksek sesle bağırmazlardı. Şimdi alt katında hasta olsun önemi yok üst katında parti verir insanlarKapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edeptenmiş. Kapı eşiğindeki misafirlere ait ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş. “Git bir daha gelme” der gibi değil de, “ Gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsa” dercesine dizilirmiş. Yüzüne kapı kapattığınız insanlar mi geldi aklınıza yoksa? Kapitalizmin kurbanı haline geldik hepimiz mal, mülk ne biriktirirsek o kâr ama o zamanlar evlerin duvarlarına Rabbim mülk senin yazılırdı. Bir gün son nefesimizi verirken anlayacağız aslında yanımızda tek götürebildiğimiz şeyin ruhumuz olduğunu. Kapı tokmakları vardı çift halkadan oluşurdu. Bunlardan, aslan başı motifli ve büyük olanı kalın, çiçek motifli ve küçük olanı da ince ses çıkartırdı. Eğer eve bir erkek misafir gelmiş ise, kalın sesli tokmağı tıklatır, içerideki ev sahibi gelenin beyefendi olduğunu anlar, kapıyı evin beyi açar, bey yoksa mahremiyete uygun olarak kapı açılırdı. İnce sesli tokmağın sesi duyulmuş ise, gelenin bir hanım olduğu anlaşılır, kapıyı evin hanımı açardı. Bu kadar dikkatliydi geçmişimiz , kapıyı açanın rahatsızlık duymasından hicab duyulurdu. Öyle hurra dalınmazdı içeri. Şimdi yurt dışındaki yabancı eserleri Türkçeye çeviriyoruz, moda oldu pozitif düşünme ve pozitif cümlelerin hayatımızdaki anlamı. Konu ile ne alakası var demeyin, biz zaten bunu geçmişte kullanıyorduk. Osmanlıda ışığı yak, ışığı söndür kullanılmazdı ışığı uyandır ya da lambayı dinlendir derlerdi. Toplum olarak araştırsaydık geçmişimizi, asıl medeniyetin batıda değil geçmişimizde olduğunu pek ala bilebilirdik. Biz şimdilerde haftada bir kez aradığımız büyüklerimize tüm sorumluluklarımızı yerine getirip iyi evlat ya da torun olduğumuza inanırken o dönemde yaşlıya saygıdan hızlı yürüyüp arkada bırakılmazdı. Yaşlı, ben yavaş yürüyorum sen devam et dediği zaman onu geçebilirdik. Değil haftada bir aradığımız büyüklerimizi, tanımadıklarımıza karşı bile bir edep ve saygı vardı kültürümüzde. Sosyal medyada çoğunuz denk geliyorsunuzdur. Yardım yapacak kişi yardım yaptığı aileyi ve yardımlarını fotoğraflarını son zamanlarda çok görüyorsunuzdur. İyi insanım edasıyla gözümüze gözümüze sokuyorlar değil mi? Osmanlıda sadaka taşları vardı ve dayanışmanın kültürümüzdeki en önemli sembollerinden biriydi. Sokakta dilenen fakir de yoktu, bakmayın şimdi yolda rahat yürüyemediğimize. İnsanlar istemekten utanırlardı. O sadaka taşlarına bırakılan sadakayı, fakirler geceleri kimse görmeden ihtiyacı olduğu kadar alırlardı çünkü aç gözlülük yoktu. Ben burada kimseye Osmanlı gelsin demiyorum ama bas bas bağırıyorum, Osmanlı ahlâkı bizim gerçek benliğimizdir diye. Osmanlı Devletinin kültür yapısı dünyaya örnek teşkil edecek kadar güzeldir. O zamanlarda yaşayan insanların duygu derinliği, zarifliği ve nezaketidir örnek alınması gereken. Avrupa’ya örnek olan geçmişinizi es geçip, sizden medeniyet öğrenenlerden medeniyet öğrenmeye çalışıyorsunuz. En acısı da bu zaten!  Osmanlının öz evladısın sen, ama ilmi ve terbiyeyi önce atasından alması gereken.  Hatırlayın nereden geldiğinizi, kim olduğunuzu siz, dimdik bir ecdadın yıkılmaz çocuklarısınız.  Aynaya her baktığınızda bakışlarınızda gizli;  Göktürk, Osmanlı, Türkiye… Bir tarafınız Asya, bir tarafınız Avrupa diğer tarafınız Ortadoğu... Bırakın farklılıklarınızı gelin birlik olalım. Osmanlının kültür yapısını, insanlığını alıp önümüze, gür sesli yıkılmaz Türkiye olalım… Açın geçmişinizi yeniden biz olalım… Kapatın televizyonlarınızı, açın gözlerinizi… Asıl medeniyet geçmişimizde durmayın Türkiye ileri!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gönül 2 ay önce

Cok guzeldi

sanalbasin.com üyesidir