Yandex Metrika

15 Temmuz Şehidi Cengiz Polat’ın annesi Fatma Sanal: 'Rabbim onu çağırmasaydı uykudan kalkıp gitmezdi'
Abone Ol

Hain darbe girişimi gecesinde şehit olan Cengiz Polat'ın annesi Fatma Sanal, o gece yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı () muhabirine anlattı. Şehit annesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşları sokağa davet etmesinin ardından oğlu Cengiz Polat'ın abdestini alıp sokağa çıkarak soluğu Genelkurmay Başkanlığı önünde aldığını ve orada şehit düştüğünü dile getirdi. Şehit Annesi Fatma sanal ayrıca hain darbe girişiminden seneler önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı rüyasında gördüğünü, Erdoğan'ın elinde bulunan Türk Bayrağını vermemek için mücadele ettiğini de anlattı.

“Cumhurbaşkanı ‘Vatandaşlarımızı meydanlara davet ediyorum' deyince hemen kalktı ve içeri gidip abdest aldı”

Darbe girişiminin olduğu gece oğlu Cengiz Polat ile yaşadıklarını anlatan Fatma Sanal, “O günü hiç unutmadım. Her şey bugün gibi aklımda. Cengiz işten geldi. ‘Anne sabah erken işe gideceğim beni namaza kaldır' dedi. Ben tamam dedim. Yatsı namazını kıldıktan sonra erkenden yattı. Kızımla balkonda oturuyordum. Akşam saat 9 buçuk 10 gibiydi sesler gelmeye başladı. İnsanlar yürüyüşe geçti, uçaklar falan, dedik; ‘Allah Allah bu neyin nesi?' Yani ortada hiçbir şey yok. O gürültüye Cengiz uyanıp, ‘Anne ne oluyor' dedi. Babası televizyon izliyordu. ‘İstanbul'da köprüleri falan kapattılar çıkarma varmış' dedim. Babasının yanına oturdu. Televizyon izlerken, o esnada Cumhurbaşkanı ‘Vatandaşlarımızı meydanlara davet ediyorum' deyince hemen anında kalktı ve içeri gidip abdest aldı. Üstünü giyindikten sonra ‘Ben çıkıyorum' dedi. Araban yok neyle gideceksin dediğimde ise ‘Anne, Arabaya gerek yok arkadaşım araba getirecek. Ben gitmezsem o gitmezse kim gidecek anne? Bu vatan da bizim bu devlette bizim. Mecbur gideceğim' dedi. Zaten o bunu dediyse kimse onu durduramaz çok da vatansever bir insandı. O şekilde çıktı ve gitti” ifadelerini kullandı.

“Gittiğimizde morgdaydı. Ağzını burnunu yokladım yüzünden öptüm”

Gece saat 3'e kadar beklediklerini dile getiren Sanal, şöyle devam etti:
“O arada jetler, savaş uçakları çok, biz de şaşırdık. Yani darbe olsa biz böyle bir darbe görmedik. Ben 1970 yılından beri Ankara'da oturuyorum. Kaç kere darbe oldu böylesi görülmedi. Telefon ettik cevap veren olmadı. Kızım da devamlı arıyormuş kardeşini. Sonra diğer kızım aradı. Kızım Cengiz daha gelmedi dedim. Kızımda ‘Anne merak etmeyin. Cengiz ayağından vurulmuş. Biz aradık biri aldı telefonu, kardeşiniz ayağından vuruldu Yüksek İhtisas Hastanesinde dedi. Biz gidiyoruz anne seni de alacağız hazır ol' dedi. Yüksek İhtisas Hastanesine gittik. Kapıdan sorduk, ‘Cengiz Polat buraya gelmiş. Ayağından vurulmuş yaralıymış' dedik. Kapıda durup listeye bakanlar göz göze geldi. Bir işaret verdiler benim içim o anda yandı. Dedim ki, ‘Yaralıysa da bir göreyim' bizi içeri almadılar. O arada bir münakaşa oldu ve babası içeri girdi. Kızımla damadım ayağım kötü olduğu için beni bir yere oturtup Cengiz'i aramaya gittiler. Aramadıkları yer kalmadı. Tüm katları, yoğun bakımları, ameliyathaneleri... Yoktu hiçbir yerde. Orada oturduk biraz. En son doktorun biri damada, ‘Tanıyor musun sen? Benle morga gelir misin?' demiş. ‘Ben görmeden gitmem yavrum oradaysa bir kez olsun göreyim' dedim bende. Beni de götürdüler. Gittiğimizde morgdaydı. Ağzını burnunu yokladım yüzünden öptüm. Burnu falan buz gibi olmuştu. Yüzünde hiç bir şey yoktu. Eli göğsündeydi. Gidiş o gidiş oldu.”

“Rabbim onu çağırmasaydı uykudan kalkıp gitmezdi”

Yaşandıkları olayın Allah'ın emri ve takdiri olduğunu belirten Şehit Annesi Fatma Sanal, “Eve geldik. Dünyam karardı. O an insan ne yapacağını bilmiyor. Kendi kendime ‘Yavrum seni 1 saat görmesem. Sesini duymasam ben dayanamam. Nasıl dayanacağım?' dedim. Ama rabbim sabrını veriyor. Mecbur dayanmak zorundaydık. Yapacak bir şey yok hepsi rabbimin emri takdiri. Rabbim onu çağırmasaydı uykudan kalkıp gitmezdi. Sabahları zor uyandırırdım. Ama o gece kendiliğinden kalktı gitti” dedi.

“Oğlum, Genelkurmay'ın önüne ilk gidenlerden”

Oğlunun nasıl şehit edildiğini anlatan Fatma Sanal, “Oğlum, Genelkurmay'ın önüne ilk gidenlerden. Orada merdivenlerde beklerken Genelkurmay içinde askerleri görmüşler. ‘Bu askerler bizim askerler Genelkurmayı aldılar' diye yanındaki iki polis ile beraber çıkarken içerideki askerler bunlara ateş açarak taramışlar. O kurşunlardan biri kalbine gelmiş sanırım öyle vefat etti yavrum” ifadelerini kullandı.

“Rüyamda, Cumhurbaşkanımızın elinden bayrağı almak istemişler. Fakat vermemiş. Çok sıkı tutuyordu bayrağı”

Darbe girişiminden önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı rüyasında Türk Bayrağı'nın elinden alınmak istediğini gören Şehit Annesi Fatma Sanal, şöyle devam etti:
“2014 ya da 2015 yılıydı. Ben Cumhurbaşkanımızı, Başbakanken 2 defa Cumhurbaşkanı olduktan sonra ise 3 defa rüyamda gördüm. En son rüyamda Cumhurbaşkanı evimize gelmişti. Fakat evde eşya yoktu. Eskiden priketleri koyup üzerine tahta koyarlardı. Öyle bir haldeydi evimiz. Cumhurbaşkanımız orada oturmuş sağ tarafında eşi vardı. Etrafında da bir kaç kişi vardı. Cumhurbaşkanımızın elinde sopaya takılı bir bayrak vardı. Dizlerinin üzerinde tutuyordu. Diyorum ki, ‘Başkanım seni çok mu üzdüler?' olsun hiç önemli değil diyordu. Beyaz bir gömlek giyinmişti. Ellerinin iç tarafları yüzülmüş ve çizilmişti. ‘Çok mu acıyor başkanım?' dedim. ‘Olsun hiç önemli değil' diyordu. Bayrağı elinden almak istemişler. Fakat vermemiş. Çok sıkı tutuyordu bayrağı. O dönem çok uğraşıyorlardı Cumhurbaşkanımız ile.”

“Cumhurbaşkanı'nın evime gelmesini çok isterim”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı evinde ağırlamayı çok isteyen Fatma Sanal, “Rüyamda gördüm. İnşallah evime de gelir diye bekledim. Gelmesini çok isterim. Onun sıkıntısının olduğunu biliyorum. Çünkü başından sıkıntı hiç eksik olmadı. Gelirse de çok memnun kalırım” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

Yunus Emre Kartal - Erdinç Türkcan



Kaynak : IHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner37