Yandex Metrika

Seller, orman yangınları derken ülkemizin doğal örtüsü bir bir yok oluyor. Yangınların kasıtlı çıkartıldığı bir gerçek, bu işi yapanların da PKK’nın militanları olduğu ortada ama amaçları ne? Sadece ormanları yakarak Orman Genel Müdürlüğü’nü zora düşürmek, hükümeti yetersizlikle suçlamak mı yoksa uluslararası bir istihbarat operasyonu da yiyor muyuz?

Orman yangınlarının başladığı noktalar ve yangınlar sonrasında ortaya çıkan dezenformasyon çalışmaları önemli. Kimlere ne mesaj verildi, bu işin altında üç beş çapulcunun eline bir bidon benzin alıp ağaçları ateşe verip örgüt içinde, kendi dünyalarında kahramanlık naraları atması mı var yoksa daha büyük bir operasyonun sadece bir parçası mı?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) geçtiğimiz ay içerisinde Afganistan’daki silahlı gücünü çekerek bölgedeki işgaline bir son verdi. Peki, bu askerleri neden çekti, evlerini özlemişlerdir düşüncesiyle olmasa gerek… Farklı bir harekât planına dâhil etmek için mi? Biliyorum çok soru cümlesi kurdum ama tüm bunlara tek tek akılcı yanıtlar vereceğiz.

Türkiye’nin Mavi Vatan harekâtı, özellikle Yunanistan’ı rahatsız etti. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki hâkimiyet savaşında Türkiye’nin Libya üzerine yaptığı harekât önemli bir hamle oldu. Beklemedikleri bu strateji ile afallayan Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan, hemen ağabeylerini çağırdı. Son günlerde ABD’nin Yunanistan’daki Dedeağaç Üssünde ciddi hareketlilik görülüyor.

Türkiye sınırına 60 km uzaklıkta olan Dedeağaç askeri üssüne ABD ordusu 700 zırhlı araç ve 2000 personel sevk etti.

Bu sevkiyata bakıldığı zaman ağır silahların, tankların, hava savunma rampalarının ve ilkyardım ekiplerinin de yer aldığı görülüyor. En az 400 askeri araçtan sevkiyatta M1A2 Abrams tankları, M117 zırhlı araç ve M2A2 Bradley zırhlı muharebe araçları ve helikopterler bulunuyor.

Bunların yanı sıra Dedeağaç’a radar sistemleri de kuran ABD, bölgede olan biten her hareketliliği görmek, bilmek istiyor. Peki, bilince ne olacak, havada gördüğü bir Türk jetini düşürmeye mi kalkacak?

Dedeağaç’a gelen Pentagon’un ulaştırma biriminin Avrupa ve Afrika Komutanı Josh Hirsch, Dedeağaç’taki askeri hareketliliği yakından takip ediyor. Josh Hirsch buradaki hareketlilik ile ilgili basına konuşurken; “Bu bir dönüm noktası” ifadesine yer verdi. Neyin dönüm noktası, ne olacak, amaç ne?

ABD’li komutan Josh Hirsch, “Ekibin burada Dedeağaç’ta elde ettiği şey, Avrupa bölgesindeki kara kuvvetleri komutanları için ek stratejik manevra seçenekleri sağlıyor. Bu liman, operasyon alanımızın giderek daha kritik bir bölümünde savaş gücünü hızlı ve etkili bir şekilde hareket ettirmemize izin verecek.” dedi. Bu hızı kime, nereye karşı kullanacaklar, savaş mı var ki bir hareket gücünü buraya yığdılar? Savaş yok ama olacak mı?

Haziran ayının başında Defender Europe 2021 tatbikatı düzenlendi ve bu tatbikat için ABD, Dedeağaç askeri üssüne Endurance adlı kargo gemisiyle 110 adet Black Hawks helikopteri, 25 adet Apache tipi saldırı helikopteri, 10 adet Chinook ağır nakliye helikopteri ile 1800’den fazla askeri araç sevk etmişti.

ABD, 2019 yılında Yunanistan ile imzalanan bir antlaşma ile Dedeağaç’a üs kurmaya başlamış ve ilk işi de radar sistemlerini getirerek bu bölgeye kurmak olmuştu. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i adım adım izleyebilen bu radar sistemlerinden kısa bir süre sonra da NATO tatbikatı bahane edilerek ağır askeri teçhizat ve silahlar bölgeye getirilmeye başladı.

Sadece ABD ordusu değil, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile müttefik olan İsrail’de Girit Adası’na radar sistemleri inşa etmeye başladı. İsrail’in The Long Horizon isimli bu radar sistemi hem İsrail’e hem de Yunanistan’a Doğu Akdeniz havzasını izleme imkânı veriyor.

Aynı şekilde İngiltere’de yıllardır bulunduğu Güney Kıbrıs Rum Yönetimindeki üslerini tekrar aktif hale getirdi ve buraya 121 adet F-35B tipi savaş uçağı sevk etti.

Akdeniz’de bulunan enerjiye çöreklenmek isteyen Fransa da, Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis ile Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’ın katılımıyla Fransa’ya deniz üssü verilmesine ilişkin bir anlaşma imzaladı. Birkaç ay içinde hayata geçirilmesi planlanan askeri anlaşmanın ilk etabı için Fransız uzmanlar deniz üssünün inşa edileceği Vasiliko bölgesinde çalışmalara başladı. Dokuz maddelik anlaşmaya göre deniz üssü “ileri operasyonel menzilli” nitelikte olacak. Ayrıca Fransız donanması, Türkiye’nin Rum sözde parsellerinde faaliyet gösteren Fransız petrol şirketi Total’e yönelik olası müdahalelerini göğüsleyecek. Paris bunun yanında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ait gemilerin modernizasyonuna yardımcı olacak.

Haritaya bakıldığı zaman Türkiye’nin nasıl sinsi sinsi kuşatıldığı daha net görülüyor. Tam bunların yanında Ortadoğu’nun çıbanbaşı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de Mısır ile müttefik oldu. Bu iki ülkede Türkiye’ye karşı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ticaret antlaşmaları imzaladı.

Siber Dezenformasyon Harekâtları ve Askeri Hareketlilik İlişkilendirmesi

ABD’nin bahanesiz bir savaş başlatmadığını, gittiği yere mutlaka demokrasi götürdüğünü (!?) biliyoruz. Son günlerde çıkan orman yangınlarının ardından 01-02 Ağustos 2021 tarihlerinde sosyal medyada palazlanan #HelpTurkey paylaşımları da bunlardan bir tanesi. Sosyal medyada tepkilerin arttığını gören ABD, gelişmeleri dört gözle izliyor. Sosyal medyada, medyada, sokakta, kahvehanede kısacası her yerde devlete ve hükümete karşı bir yıpratma operasyonu var. Bu dezenformasyon çalışmalarının da özellikle ABD, Birleşik Krallık ve BAE merkezli sunuculardan atılmış tweetler ile başlamış olması ve hemen yukarıdaki harita gözümüzün önüne gelince olayı daha net görebiliyoruz.

Gelelim en başta sorduğumuz soruların cevaplarına… Demiştik ya ABD bahanesiz bir yere girip demokrasi götürmez. Bu nedenle başlayan dezenformasyon çalışmalarının ardından #HelpTurkey etiketi ile halkın yardım istediği, hükümetten kurtulmak istediği güzellemesi yapılmaya başladı. Bunun üzerine tanklarının ve helikopterlerinin kontağını çeviren ABD, Türkiye’ye karşı bir askeri harekât düzenleyebilir, bu harekâtı da “Türk halkı istiyor ben de demokrasi götürüyorum” diyerek meşrulaştırabilir.

Türkiye, coğrafya olarak düzlüğü de dağlığı da, ormanlığı da çok olan bir bölge ve ormanlar doğal perdedir. Bir yerde kum, çöl, kaya varsa kızılötesi sistemlerle altını görmek kolay olabilir ama sık ormanların olduğu bölgeler için bu iş biraz daha zordur. Yerin altı görülse de müdahale etmek, oradan tank, füze rampa sistemi geçirmek zordur. Bunun için yapılacak en iyi şey o ormanı yok etmektir. Evet demem o ki, bugün yanan ormanlara bir de bu gözle bakmak lazım. Tetikçi PKK’nın ateşe verdiği doğamıza bir de doğal perde gözüyle bakmak perdeyi kaldırmak isteyenleri görmek lazım.

Ülkemiz son bir ayda hızlı bir artış göstermek suretiyle düzenli olarak kuşatmaya alınıyor. Bir devlet değil, birçok devlet hemen sınırlarımıza yığınak yapıyor. Biz bu hareketliliği tarihteki Haçlı Savaşlarında gördük, yaşadık. Geçmişteki Haçlı Savaşlarında olduğu gibi, aynı strateji ile yapılan bu harekatta bu sefer diğerlerinden farklı olarak kendi halkımız algı yönetimi ve dezenformasyon ile yapılacak bu harekat için hazırlıklı hale getirilmeye çalışılıyor.

Sosyal medya, fonlu medya, yurtdışı kaynaklı basın ve bölücü siyasi faaliyetleri bulunan yapılar, ülkenin varlık ve bütünlüğünün zarar görmesi, halk ile devlet arasına soğukluk girmesi, hükümete karşı güvenin yok edilmesi için her girişimi yapıyorlar. Yalanı, sürekli, şiddetli ve yüksek sesle söylemeye ve halkımızı kandırmaya devam ediyorlar. Oysa kendi içimizde nasıl bir siyasi münakaşa yaşarsak yaşayalım bizden olmayan, tarih boyunca da bizim yanımızda olmamış birilerinin yaptığı yıpratma ifadelerinde ağızlarının payını verip göndermemiz gerekiyor.

"Bilimsel açıdan her gördüğümüze mukayese etmeden, aslını ve kaynağını araştırmadan inanmak cahillikten veya saflıktan değil, düşünme eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu rencide edici bir söylem olsa da maalesef gerçektir."

04.08.2021

Engin Dinç

USMED AR-GE Başkanı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir